Dünya Mirasları Asıl

Nemrut Dağı

NEMRUT DAĞI

Nemrut Dağı, doğu ve batı medeniyetlerinin kesiştiği bir zirve.  Eski dünyanın masal zamanlarının canlı, yaşayan bir tanığı. Ve gizemli heykelleriyle, metrelerce uzunluktaki kitabeleriyle UNESCO Dünya Kültür Miras listesinde. Sadece Türkiye değil, dünya da bu değerlere sahip çıkıyor. 
Bu heykeller, Milattan Önce 109 yılına tarihlenen Kommagene krallığının gücünün göstergesi olduğu kadar, insan emeğinin kudretini de taşıyor. Hemen herkes, bu heykeller burada nasıl inşa edildi, tonlarca ağırlığındaki taşlar buraya nasıl taşındı sorularını soruyor. Bilim bunlara henüz cevap vermiş değil. Bu sırrın çözülememiş olması buradaki büyüyü daha da arttırıyor.
Nemrut Dağı, Türkiye’nin Güneydoğusunda bulunan Adıyaman ili Kahta ilçesi’nde. Toros sıradağlarının bir parçası olan Nemrut Dağı ve üzerindeki Kommagene uygarlığı Türkiye’nin önemli Milli Parklarından biri. Nemrut Dağındaki dev heykeller ve tümülüs, Arsameia, Yeni Kale, Karakuş Tepesi ve Cendere Köprüsü Milli Park sınırları içerisinde yer alıyor. 
Adıyaman'ın 86 km. doğusunda, 2150 metre yükseğe inşa edilmiş bu eserler dünyanın sekizinci harikası olarak kabul ediliyor.  
Gündoğumu ve günbatımının tüm ihtişamıyla izlenebildiği bu tepede, dünyanın her yanından binlerce insan, masal tanrılarının nefesini duymaya, hikâyelerini dinlemeye, eski zamanların ruhunu hissetmeye geliyor. Bölgede gündoğumu ve batımı için dağa özel turlar da düzenleniyor. 
İnsan elinin ve doğanın seçkin hazinelerle taçlandırdığı bir ülke Türkiye ve Nemrut’un zirvesindeki eserler bu hazinelerin en göz kamaştırıcılarından. Adıyaman, dünya insanlığı adına bu emaneti saygı ve sevgiyle koruyor. Zamana karşı hep ayakta kalması için koruma planları geliştiriyor.
Nemrut dağıyla tüm Anadolu’yu ve dünyayı selamlayan Adıyaman ili sadece bu kadar değil. Güneydoğu Anadolu’da, Fırat nehrinin sınırlarını çizdiği bu şehir, Mezopotamya’nın birçok uygarlığından izler taşıyor. Nice medeniyet parlayıp sönmüş bu topraklarda. Bereketli Hilal’in bereketine doğru koşan kavimler, medeniyetler kendilerinden bir iz, bir ruh bırakmışlar Adıyaman’da. 
Adıyaman, tarihin bilinen en eski yerleşim yerlerinden biri. Adıyaman Palanlı Mağarasında yapılan arkeolojik kazı ve incelemeler sonucunda kent tarihinin M.Ö. 40.000 yıllarına kadar uzandığı biliniyor.  Adıyaman sokaklarında, müzelerinde, tüm bu zamanlardan eserler var. 
İnsanın ilk çağlarından antik döneme, Hitit, Frig medeniyetlerinden Asur, Pers, Abbasi, Emevi izlerine, Türklerin bambaşka bir nefesle ruh verdiği Selçuklu Çağı’ndan Osmanlı’ya ve Cumhuriyet’e ait çok sayıda eserle Adıyaman, turistlerin büyük ilgisini çekiyor.